Randevu yönetimi: "teknisyen ne zaman gelecek?" telefonunu azaltmak
Servis firmasının gün içindeki telefon trafiğinin büyük kısmı tek bir soru. O soruyu azaltmanın yolu daha çok personel değil, daha net randevu.
Bir servis firmasında ofisin gün içinde aldığı telefonların önemli bir bölümü yeni iş değil, aynı sorunun tekrarı: "teknisyen ne zaman gelecek?"
Bu telefonlar iki kere maliyetli. Birincisi ofisin zamanını alıyor. İkincisi, cevap çoğu zaman kesin olamıyor — "öğleden sonra bir ara" diyen bir servis, müşterinin gününü tamamen bloke ediyor ve memnuniyetsizlik tam olarak burada başlıyor.
Sorunun kaynağı: aralık yok, söz var
Kağıtla çalışan firmalarda randevu genelde sözle veriliyor: "yarın uğrarız", "öğleden sonra geliriz". Sözün bir kaydı olmadığı için:
- Müşteri neyi beklediğini bilmiyor
- Teknisyen kaç işin sırada olduğunu göremiyor
- Ofis, gecikmeyi ancak müşteri aradığında öğreniyor
Çözüm, taahhüdü büyütmek değil daraltmak ve yazılı hâle getirmek.
Aralık verin, saat vermeyin
Servis işinde tek bir saat vermek gerçekçi değil: önceki iş uzayabilir, parça gerekebilir, trafik olabilir. Ama "öğleden sonra" da fazla geniş.
İki saatlik aralıklar çoğu firma için doğru denge: 09:00-11:00, 11:00-13:00, 14:00-16:00. Müşteri günü planlayabiliyor, teknisyen de sıkışmıyor.
İş emrine randevu aralığı yazıldığında bu bilgi tek yerde duruyor ve ofis, teknisyen ve müşteri aynı şeyi görüyor. Günlük planın nasıl kurulacağı ayrı bir konu: teknisyen takibi ve günlük sevkiyat planı.
Hatırlatmayı otomatikleştirin
Randevudan kısa süre önce giden bir hatırlatma iki işi birden yapıyor: müşteri evde oluyor ve "ne zaman geleceksiniz" telefonu hiç gelmiyor.
Hatırlatmanın ne kadar önce gideceği firmadan firmaya değişir. Şehir içi kısa mesafede 30 dakika yeterli; geniş bir bölgeye hizmet veriyorsanız 1-2 saat daha uygun. Önemli olan bu aralığın bir kere belirlenip her işe kendiliğinden uygulanması.
🔴 Geçmiş bir randevu için hatırlatma göndermek gürültüden başka bir şey değil; hatırlatma yalnız önümüzdeki randevular için anlamlı.
Gecikmeyi müşteri sormadan söyleyin
Servis işinde gecikme olur. Müşteriyi kızdıran gecikmenin kendisi değil, haber verilmemesi.
Teknisyenin önceki işi uzadığında ofisin bunu görmesi, müşteriye tek bir mesaj atması yetiyor. Bu mesaj, sonradan gelen şikâyet telefonunu büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Bunun ön koşulu, işin durumunun sahadan anlık görünmesi: teknisyen işi başlattığında ve bitirdiğinde kayıt ofiste güncelleniyorsa gecikme kendiliğinden fark ediliyor.
Randevusuz iş de olur
Acil arıza, aynı gün çağrısı, yolda çıkan ek iş — bunlar planın dışında kalıyor ve kalmalı. Randevu düzeni katı bir kural değil, günün çoğunu öngörülebilir kılan bir çerçeve.
Pratik yaklaşım: günün belirli bir dilimini planlanmış işlere, bir dilimini acil çağrılara ayırmak. Böylece tek bir acil iş, günün geri kalanındaki bütün randevuları kaydırmıyor.
Ölçün
Randevu düzeninin işe yarayıp yaramadığını iki sayı gösterir:
- Randevu aralığı içinde varılan iş oranı
- Gün içinde aynı iş için gelen tekrar arama sayısı
İkisi de iyileşiyorsa düzen tutmuş demektir. Hangi sayıların işe yaradığı konusu: teknik servis raporlaması.
Sık sorulan sorular
Müşteriye kaç saatlik aralık vermeliyiz?
Hatırlatma ne kadar önce gitmeli?
Acil işler randevu düzenini bozmaz mı?
Gecikmeyi haber vermek şikâyeti artırmaz mı?
İlgili yazılar
Servis firması mısınız?
İş emirlerinizi, saha ekibinizi ve tahsilatınızı tek yerden yönetin. Teknisyeniniz sahada çevrimdışı çalışsa bile kayıt kaybolmaz.